İhvan Tesettür Giyim

Süslenmek

By | 22 Temmuz 2014

gelinbaşı-saç-gelinYüce Allah, A’raf Sûresi’nin yirmi altıncı âyetinde bizlere örtün­memiz ve güzelleşmemiz için giyinme duygusunu verdiğini, bu amaçla giysi yapılacak maddeler ihsan ettiğini açıklıyor.

Bu açıklama, Rabbimizin iradesini de içerdiğinden, her mü’min örtünmek ve güzelleşmek için giyinmekle mükellefdir.

Kur’ân çizgisinde Peygamberimiz de şöyle buyuruyor:

“Elbisenizi yıkayınız. Saçlarınızı düzeltiniz. Dişlerinizi misvaklayınız. Tertemiz olmaya ve güzelleşmeye çalışınız. Zira tarihi dönemlerde Israil- oğullarının bazıları böyle yapmadığı için kadınlarından bir kısmı zinâya düştüler.”

Giyim güzelliğinin insanlar üzerinde olumlu bir tesir vücûda getirdiği bir gerçektir. Giyimin cinsellikle yakından ilgisi olduğu bir hakîkatdır. Asırlardır süregelen cinselliği içerici giysi modaları, bu olguyu doğrulamaktadır.

Giysi ile cinsellik arasındaki bağlantıyı İslâm da kabul etmekte­dir. Bu kabulden ötürüdür ki mü’min kadınların örtülü olsa da

şeffaf ve dar giysilerle yabancı erkekler arasına çıkmaları Kur’ân ve Sünnet diliyle haram kılınmıştır.

Eşler arasında örtünme amaç olamayacağına göre, güzelliğin ve cinselliğin amaç alınmasında zarûret vardır. Burada eşlerin her ikisi görevli ise de, asıl görevli kadındır. Bunun sebebi yaradılışlarıdır. Di­ğer bir sebebi de kadınların diledikleri gibi süslenme ile ruhsatlanmış olmalarıdır. Çünkü İslâm Dîni giysi ve takı güzelliğinin iki ana unsuru olan tabîi ipek ve altını erkeklere haram, kadınlara ise helâl kılmıştır. Ayrıca İslâm bilginlerinin büyük çoğunluğuna göre kadınla­rın süs takıları temel ihtiyaçlardan biri olarak değerlendirilmiş, zekâta tabi görülmemiştir.

Giyim ve giysi konusu ileride “Örtünme” bölümünde işlenecek­tir.

Müslüman kadınlar; baba, kardeş ve dayı gibi mahrem olmayan erkeklere karşı tabîi ve sun’î/yapay güzeliklerini teşhir edemeyecekle­rine göre, ipek giysileri ve altın takıları elbette birinci derecede koca­larına karşı giyinip takınacaklardır. Kaldı ki kocaları için giyinip takınarak süslenmeleri vâcib görevleridir.

İslâm bilginleri, İslâm’ın cinselliğe ilişkin kuralları ışığında kadı­nın evlilik akdînin gerektirdiği kadınsı görevlerini şöylece belirlemek­tedir:

Koca için süslenilmesi öylesine bir görevdir ki, kocanın uyarısına rağmen kocası için süslenmemekte ısrar kadın, kocası tarafından yerilebilir, ruhsal yönden kısmen baskı altına alınabilir.”Kocasının yokluğunda bir başkası için süslenmemek ve zinâ türü ilişkiye girmemek, kocasının yanında iken hoş kokulu olmak, ağzı tertemiz ve hoş kokulu tutmak, onun için süslenmek, arzulandığı zaman ilişkiye girmek kadının vâcib görevleridir. ”

Aslında kadını süslenmesi için yönlendirmeye gerek yoktur. Ne­rede, ne zaman ve kime karşı süslenmesi gerektiğini öğretmeye ihti­yaç vardır. Çünkü hiçbir kadın yaratılışındaki süslenme arzusunu baskı altına alamaz. Ne var ki bu ihtiyacını mahremleri yanında ve kocasına karşı süslenerek gideremeyen kadın, kocasının dışındaki erkekler için süslenerek gidermek gereğini duyar.

Bunun içindir ki, mesleğinin kadınları kocaları için süslemek ol­duğunu söyleyen ve mesleğine devam edip edemeyeceğini soran ka­dına Sevgili Peygamberimiz, “Onları kocaları için süsle.” cevabını ver­miştir.

-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlii, kadının süslenme­sini değil, kocası dışındakiler için süslenmesini çirkin bulur ve şöyle buyururdu:

“Kocasının dışındakiler için süslenen kadın, Kıyâmet Günü’nde nuru olmayan bir karanlık gibi olacaktır.”

Kadının kocası için giysi ve takı ile süslenmesine hiçbir sınır olmadığı gibi, makyaj yaparak süslenmesine de bir sınır yoktur.

Sürüldüğü yerde belirginleşen renkli kokuların kadınlar için helâl kılınması, makyajın yapılabilirliğinin dînî delilidir.^

Güzelleşmek ve cinsel câzibeyi artırmak yolunda kadın için ge­tirilmiş bulunan yasaklar, yalnızca yaratılış düzenini değiştirme vas­fında olan yasaklardır.

Bu yasaklar; düzeltme amacını aşar şekilde kaş almak, diş incelt­mek, dövme yaptırmak, peruk takmak, tırnak uzatmak, gerektirici bir sebep olmaksızın burun, göğüs ve kalça gibi organlara estetik ame­liyatlar yaptırmak, tıbbî bir zarûret olmaksızın saçları dipten bütü­nüyle kestirmektir.

Aşağıda sunacağımız lâneti; Allah’ın rahmetinden yoksun kalın­ması dileğini ihtiva eden hadîsler, bu işlemlerin haram olduğunu açıklamaktadır:

“Allah’ın yarattığım değiştirerek dövme yapanlara ve yaptıranlara, kaş alanlara ve aldıranlara, güzelleşmek için dişlerini birbirinden ayıran ve inceltenlere Allah lanet etsin.”

“Saçı saça ilâve edene ve ettirene, dövme yapana ve yaptırana da Allah lâ’net etsin; rahmetinden uzaklaştırsın.”

Koca için yapılabilirliğini açıklamaya çalıştığımız süslenme, ba­ğımsız bir evde oturan ve mahrem erkeklerle irtibatı bulunmayan kadının, her zaman yapabileceği süslenmedir.

Cinsel hayatı tatmin amacına erdirmek için yapılacak süslenme ise, daha bir etkileyici olmalıdır. Allah’ın Resûlü’nün eşlerinin O’nun- la iç giysilerinden kısmen arınmış olarak yatmaları, kadını kocası için daha cazibeli kılacak estetikle yoğrulu her türlü süslenme ve dekolte giyimin helâl olduğunu göstermektedir. Peygamberimiz’in, vahiy meleği Cibril’in soyunuk olduğu için Hz. Âişe (r. anha) validemizin yanına girmediğini açıklaması, eşlerinin O’nunla değinilen yatış şekline işaret etmektedir.