İhvan Tesettür Giyim

Hadımlaşmak

By | 26 Temmuz 2014

dua ile ilgili hadislerErkeklik bezlerini çıkararak veya burarak cinsel eylem iktidarını ve dölleme gücünü gidermek olan hadımlaşma insanın kendi nefsi aleyhine işlediği bir zulümdür. İnsan, nefsine zulüm değil, adâlet icra

zahid-sufi tipler, aslında kendi peygamberlerine ters düşmüş kişilerdir. Onların tavrını tasavvuf veya zühdün nitelikleri içinde göstermeye ve bu yoldan tasavvufu Hıristiyan mistisizminin bir uzantısı gibi kabul ettirmeye çalışan müsteşrikler hata veya saptırma içindedirler.

Evlenmemeyi meziyet telakki edenlerin sûfi muhitlerden olmaları, tasavvufun, prensip olarak evlenmemeyi bir değer saydığım göstermez. Tam aksine, bu tutumu sergileyenler, bağlı oldukları kurumun prensiplerinden birini yerine getirmemiş olmaktadır. Öte yandan tasavvuf tarihinde evli olmayanın irşada yani tasavvufî eğitim yaptırma görevine yetkili olmadığım savunan mutasavvıflar da vardır. Bunlardan biri de büyük Türk mutasavvıfı İbrahim Kuşadalı (ölm. 1845)dır. Şöyle diyor: “Tarîkcıtte bir şeyh müteehhil (evli) olmamış olsa kendi sâliklerini (öğrencilerini) akabe-i nefsaniyeden (nefsin engellerinden) geçiremez. Müteehhil oldukta ol akabattan geçirir.” Demek oluyor ki, evlilik tecrübesini yaşamayan rûh, fıtrat sahnesinde icrası gereken denemeleri eksik bırakmıştır. Böyle bir şahsın, insanı Allah yolculuğunda yürütmesi tam bir şekilde gerçekleşmiyor.”

Yusuf Sûresi’nin 24. ve 33. âyetleri, bu hadîsin mânasını doğruladığı gibi, Allah’ın Resûlü’nün genç kadınlarla müsâfaha (tokalaşma) etmemesi ve gözlerini korumaya özen göstermesi gibi ihtiyatî uygulamaları da doğrulamaktadır. Şeytan’ın Allah’ın Resûlü üzerinde etkili olamadığını aşağıdaki rivâyet de doğrulamaktadır.”Allah ’ın Resûlü hiç rüyalanmadı; rüyalanarak yıkanması gerekmedi. Zira rüyalanmak Şeytan’dandır.”

Gerektirici sebeplerle birden fazla eşi olan kişi; eşleri arasında yedirme, içirme, barındırma ve gecelemede adalet göstermekle sorumlu ise de, sevgi ve cinsel ilişkide adâlet göster­mekle sorumlu değildir. Çünkü buna güç yetiremez. Ne var ki kişi sevgi ve ilişki yönünden bir eşini tercih edebilirse de, diğer eşi veya eşlerini büsbütün ihmal edemez. Zira pek çok müfessire göre kadının askıda bırakılmamasmın anlamı, sevgi ve ilişki yönünden büsbütün ihmal edilmemesidir.