İhvan Tesettür Giyim

Erkeğin Kokulanması

By | 22 Temmuz 2014

parfum2Allah’ın Resûlü güzel koku kullandığı gibi, miı’min erkekleri de kullanmaya teşvik buyururdu.

Cuma ve bayram namazlarına gelindiğinde ve böylesine toplu­luklara iştirak edildiğinde mü’min erkeklerin güzel kokular sürün­mesi Sünnet görevleridir.

Erkekler güzel kokular sürünerek erkekler arasına girebilecekleri gibi, kadınların bulunduğu topluluklara da iştirak edebilirler.

Güzel koku kullanımında erkekler için bir tek yasaklayıcı ölçü konulmuştur.

İslâm, erkeklerin şahsiyet erozyonuna uğramamaları için, onlara kadınsı bütün davranışları ve uygulamaları yasakladığından, kadın­lara özgü olan, rengi belirgin kokuyu da yasaklamıştır.

Aşağıda sunacağımız hadîs, bu yasağı belgelemektedir.

Yâla b. Miirre (r.a) anlatıyor.

Allah’ın Resûlü Yâla’nm yüzünde rengi belirgin bir koku görünce ona sordu:

-        Eşin var mı? (Bu koku sana karından mı bulaştı?)

-        Hayır yok, Ya Resûlallah!

-        Git, hemen bu kokuyu yıka. Hemen git, git onu yıka, sakın ha bir daha da böyle rengi belirgin bir koku sürünme.

Allah’ın Resûlü, erkeklere, sürüldükleri yerde görülür bir renk oluşturan kokuların ve kokulu maddelerin kullanımını yasaklamıştır. Yasakladığı için de, -uyarıya rağmen- rengi belirgin bir koku sürünen sahâbînin selâmını almamış, üzerinde böylesine bir koku bulunan kişinin, Allah katında namazının kabul olunmayacağını ve cenâzesin- de meleklerin hazır bulunmayacağını duyurmuş ve olması gerekeni de şöylece bildirmiştir:

“Erkeklerin kullanabilecekleri koku; rengi belirsiz olup, kokusu belirgin olandır.’

Sonuç olarak diyebiliriz ki, alkol ihtiva etmeyen ve belirgin bir renk oluşturmayan akıcı veya katı bütün kokular ve kokulu maddeler erkekler için helâldir. Onlar genel cazibe için her zaman ve her yerde güzel kokular sürünmeli, eşleri için de cinsel câzibeyi amaçlamalı­dırlar.

Allah’ın Resûlü’nün yalnız sahâbîleri arasına çıkarken veya elçi kabul ederken değil, eşleri arasında bulunurken de güzel kokular sürünmesi, eşlere yönelik kokulanmanın meşrûiyetinin delilidir.

Peygamberimiz’in saygı değer eşi Hz. Âişe (r. anha) şöyle anlatı­yor:

- Ben -Veda Haclarında ihrama girmeden önce- Allah’ın Resûlü’ne koku sürdüm. O da eşleri ile ilişkide bulundu..

İslâm bilginleri, bu hadîsi açıklarken Allah’ın Resûlü’nün eşleri için kokulandığını belirtiyorlar, bu ve benzeri hadîslerden yararla­narak da şu yargıya varıyorlar:

Kadının ve kocanın cinsel ilişkiden önce koku sürünmeleri Hz. Peygamberin sözlü ve fiili öğüdüdür.

Zevcesinin/eşinin kendisi için güzel kokular sürünmesini arzula­yan erkeğin, zevcesi için güzel kokular sürünmesinden daha tabii ne olabilir?

Hem Bakara Sûresi’nin “erkekleri de kadınlar için koruyucu ör­tü” olarak niteleyen 187. âyeti yanısıra, aşağıda anlamı sunulacak 228. âyetinden kocanın karısı için kokulanmasını, kadının koca üzerindeki haklarından biri olarak değerlendirmemiz de mümkündür.

Örfe göre kadınların vazifeleri kadar (vazifeleri cinsinden) hakları da vardır..”

İslâm bilginleri bu hadîsi açıklarken Allah’ın Resûlü’nün eşleri için kokulandığını belirtiyorlar, bu ve benzeri hadîslerden yararlanarak da su yargiya varıyorlar:

- Kadın ve kocanın cinsel ilişkiden önce koku sürmeleri Hz. Peygamberin sözlü ve fiili öğüdüdür.

[4] Bilgin sahâbî İbn-i Abbas şöyle der:

- Karım benim için süslendiği gibi, ben de onun için süslenirim.