İhvan Tesettür Giyim

Beslenmenin Amacı Nedir?

By | 8 Haziran 2014

Beslenmenin amacı nedir

Beslenmenin amacı nedir ?

Beslenmeyi vücudun yakıtı olarak tanımlaya biliriz. Beslenebilmemiz özelliklede doğru beslene bilmemiz vücut sağlığımız açısından çok önemlidir.Beslenmenin amacı nedir sorumuzun kısaca cevabı vücudumuzun sağlıklı olarak kalmasını sağlamaktır diyebiliriz.

Beslenmenin amacı nedir sorumuzun beslenmeyle vücudun işleyişi arasındaki bağı tam olarak ayrıntılı olarak şöyle anlatabiliriz

Her şeyi hikmetle var eden Allah elbette insanı da hik­metle yaratmıştır ve onu başıboş bırakmamıştır. İnsanın vü­cudunu da mükemmel bir saray suretinde ve muntazam bir şehir misalinde yaratmıştır. Ağızdaki tatma duyusunu bir kapıcı, â’sab ve damarları telefon ve telgraf telleri gibi ya­ratmış. Ta ki ağza gelen maddeyi o damarlar vasıtasıyla mi­denin merkezine haber versin ki mide de gelen misafirine göre bir şeyler hazırlasın veya misafir edilecek durumda de­ğilse hemen kapı dışarı edeceği tedbirleri devreye soksun.

Evet, ağza alman ve tatma duyumuz tarafından durumu mideye bildirilen yiyeceğe mide ihtiyaç duymuyorsa “Ya­saktır!” der, dışarı attırır. Esasında, Doğuda geliştirilmiş bir yöntem vardır: Kişi yiyeceği şeye öncelikle dikkatle bakar ve kendi içini yoklar. Eğer o gıdaya ihtiyacı yoksa mide onu istemediğini zaten ona hissettirir. Fakat bizler sürekli yeme­ye ve atıştırmaya o kadar alışmışız ki bakmaya, irdelemeye, midenin reflekslerini anlamaya fırsat bırakmadan bulduğu­muzu hemen mideye indiriyoruz!

Maalesef yeme içme konusunda bugün esas alınan şey, bize yararlı olup olmadığından ziyade, ağzımızda bıraktığı damak tadıdır.

Kimse beslenmenin ana gayesine; yani alınan gıdanın vücut için faydalı veya zararlı olup olmadığına bakmadan ağızda bıraktığı geçici ve fani lezzete ve hazza kapılarak yiyip içiyor. Bu eylemin adı da bu yüzden “beslenme” de­ğil, “yeme içme” oluyor! Esasında, haz ve lezzet, bilhassa

beslenme konusunda,lezzet nefsi avla­mak için oltaya taktığı solucanlar gi­bidir. Nasıl ki balık o solucana kanıp oltaya takılıyorsa insan nefsi de haz ve lezzet yüzünden kendisi için za­rarlı olabilecek yiyecekleri de keyif­le tüketebiliyor. Bunu bilen gıda sek­törünün aç gözlü patronları da insa­na asla yaramayacak yağları ve yiye­cekleri yapay tatlarla soslayıp toplu­ma sunuyorlar. Ardından gelsin travmalar, gelsin ruh ve si­nirsel rahatsızlıklar, gelsin 20-25 yaşlarında şeker, koleste­rol ve kalp krizleri…