İhvan Tesettür Giyim

Ayette Emredilen Örtünmenin Birkaç Şartı

By | 9 Temmuz 2014

kadınlarÖrtünmenin şekline dair Kur’an ve Sünnette bağlayıcı ve değişmez bir tanımlama yapılmamış aksine örtüde bulunması gereken bazı nitelikler belirlenmiş, ayrıntılar ise kişisel tercihlere bırakılmıştır.

 

 

Örtünürken kadının dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır:

1-      Örtü; yüz ve eller dışında bütün vücudu örtmelidir.

2-      Giyilen elbise, vücûdun rengini gösterecek şekilde ince, şeffaf ol­mamalıdır. Böyle bir örtüyle örtünme gerçekleşmemiş olur. Esma’nm Peygamberimizin yanına geldiği zaman Peygamberin yüzün ondan çevirmesi ve ona bir hatırlatmada bulunması şeffaf bir elbiseyle tesettürün gerçekleşmemiş olduğunu gösterir.

Rasulüllah’ın giyinmiş fakat çıplak olan kadınların Allah’ın lanetine uğrayacağını ve Cennetin kokusunu alamayacaklarını söylediği  hadiste geçen “giyinmiş fakat çıplak” ifadesi “ince elbiseler giydiklerinden dolayı çıplak gibi olan kadınlar” şeklinde açıklanmıştır.

3-      Kadının giydiği elbise, erkek elbisesi olmamalı ve erkek elbisesine de benzememelidir. Pantolon vücut çizgilerini gösterecek kadar dar ve gençleri de fitneye düşürüp tahrik edicidir. “Kadınlardan erkeklere benzeyenlerle, erkeklerden kadınlara benzeyenler bizden değildir. ”

4-      Örtü, dikkatleri üzerine çekecek kadar süslü ve renkli olmamalıdır.

5-      Örtüden güzel kokular gelmemelidir. Örtünen kadın bu örtünmenin bilincine uygun olarak; zinetlerini farklı şekillerde göstermekten, karşı tarafa mesaj gönderircesine yürümekten kalplerinde hastalık olanların yanlış anlayacağı şekilde konuşmaktan ve kokusunu başkalarına duyurmaktan da kaçınmalıdır.

Peygamber Efendimiz güzel kokuyu sevdiği ve ashabına tavsiye ettiği halde kadınları bu konuda uyarmıştır:

“Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve koku ulaşsın diye bir topluluğun yanına giderse zinaya bir adım atmış olur.”

Güzel kokunun erkekler için tavsiye edilmiş olmasına rağmen kadının bu konuda uyarılması da yine örtünmenin amacını tam olarak gerçekleştirmeye yöneliktir. Çünkü örtünen kadın yabancıların kendisi hakkında istenmeyen duygular beslemesini engellemek düşüncesindedir. Oysa güzel koku da erkekleri uyaran ve kadınla ilgili farklı düşüncelere neden olan bir öğedir. Bu nedenle yabancı erkeklerin hissedebilecekleri yer ve zamanlarda güzel koku sürmemek tesettürü tamamlayan bir davranıştır.

6-      Giyilen örtü, vücudun hatlarını gösterecek şekilde dar olmamalıdır. Kadının vücut hatlarını belirten bir elbise giymesi haramdır.

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre; Resülüllah (s.a.v.):

“İki sınıf insan vardır ki, bunlar ateş ehlidirler. Birincisi; sanki hiç elbise giymemiş gibi ince ve dar elbise giyen kadın­lardır. Bunlar bu elbiseleri erkekleri kendilerine celbetmek için giyerler. Bunların saçları da hörgüçlü develerin hörgücüne benzer (saçları kabartılmış). Bunlar Cennet’e giremedikleri gi­bi; çok uzaklardan bile duyulan Cennet kokusunu dahi alamı- yacaklardır… “buyurmuştur.

Kadınların başlarının deve hörgüçlerine benzetilmesi çeşitli bağ ve sargılarla sararak onları büyüttükleri içindir. Yani başörtünün altında da olsa, tepeye toplanan saçların dikkat çekici olmaması gerekir. Saçın şekli dikkat çekici olmamalıdır.

Bu izah edilen şartlara uygun her örtü giyilebilir. İslam, zamana, me­kâna, iklime ve örfe göre giysilerin belirlenebileceğine imkan bırakmıştır. Ancak örfün, geleneklerin ve içinde bulunduğumuz çevrenin de giyimde belirleyici rolü bulunduğu unutulmamalı, örfün ve çevrenin kabulü olmayan giyim tarzı tercih edilmemelidir.

Tesettürün temel ölçü ve şartları, izah ettiğimiz şekilde belirtmiştir.

Netice olarak:

İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli şey insanların giyinmesidir. İnsan, giyinmekle ve örtünmekle önce insan olduğunu gösterir. Çünkü İnsandan başka diğer canlılar giyinmezler, örtünmezler. Yüce Allah, her canlıyı yaratılışlarında bir giysi ve örtü içinde yaratmıştır. Fakat insanı kendi eliyle diktiği sun’î elbiselerle giyinmeye ve örtünmeye muhtaç ve mecbur şekilde yaratmıştır. Çünkü insan yer yüzünün halifesidir, kumandanıdır. Bundandır ki insan, diğer varlıklar üzerindeki hakimiyetini bildirecek şekilde posttan, deriden, kıldan,k yünden, ketenden, pamuktan, ipekten vs. türlü cinslerden türlü biçim ve şekilde elbiseler dikip giymektedir.

Giyinmenin bir diğer hikmeti de; ziynetlenmek, süslenmek ve güzel görünmektir. İnsana, giyinmede zevkine göre tercih yetkisi verilmiştir. İnsan, kendi zevk, süs ve ziynet anlayışına göre kumandanlığını yürüttüğü her cinsten farklı türlerde ve modellerde elbiseler yapmakta ve giymektedir.

Giyinmenin bir başka hikmeti de soğuktan ve sıcaktan korunmaktır. Giyinmek kadınlar için yaratılışlarında mevcuttur. Tabiattaki tüm zayıf, zarif, güzel ve kıymetli varlıklar da koruyucu kab ve kılıflar içinde yaratılmıştır. Örneğin; sebze ve meyvelerin birçoğu kabuklu yaratılmıştır.

Elbise ve ziynetler medeniyetin sembolleridir. Açık- saçıklık ise insan­ları ilkel hayata döndürürek insanlıktan çıkarır. Zira kadının malik olduğu en değerli şey iffet, hayâ ve takvadır.

İslâm toplumunda ve hukukunda bir kadının serbestçe açılıp, saçıl­ması haramdır. Açılıp saçılan kadın, iffetini, asâletini ve hürmetini yitir­mekle, erkeklerin şehevi arzu ve isteklerine sunulmakla değişik bir şekil­de şehvet tacirlerinin kölesi oluyor. Zincirli kölelik, çağımızda şekil yö­nünden değişikliğe uğrâyarak şehvetperestlerin paralarının kölesi haline dönüştürülmüştür. Hürriyet adına çağdaş köle kadına verilen köleliğin yeni ismi “çağdaş kadın” gibi yaldızlı lafız ve sıfatlardır.

Tesettür, kadının hürriyetidir ve kötü gözler de dahil tüm kötülüklerden korunmasıdır.