Monthly Archives: Mart 2014

Çılbır Tarifi

Çılbır tarifi

Çılbır tarifi için gerekli malzemeler;

  1. 5 adet yumurta
  2. 1 kaşık tuz
  3. Yarım fincan sirke
  4. 1 bardak yoğurt
  5. 3 kaşık yağ
  6. 1 fiske kırmızı biber

 

Çılbır tarifinin yapılışı;

  1. Bir tencereye beş bardak su, bir kaşık tuz, yarım fincan sirke konur, kaynatılır.
  2.  Kaynamakta olan tuzlu, sirkeli suya elleri suya ya­kın tutarak yumurtalar birer birer kırılır. Burada yumurtaların birbirine yapışmamaları için tence­renin geniş olması lâzımdır. Yumurtalar beş daki­ka kadar pişirildikten sonra sudan alıp, suyunu iyice süzerek ısıtılmış sıcak bir tabağa alınır.
  3.  Ayrıca yoğurdu çatalla çırparak biraz da yoğurda tuz ilave edip yumurtaların üzerine dökülür.
Çılbır tarifinin servisi;
Yağda kırmızı biber kızdırılarak yoğurdun üstünde gezdirilir, soğutmadan hemen servis yapılır.

Not: Damak zevkinize göre yoğurda sarmısak katabilirsiniz
Servisten önce üzerine kuru nanede serpebilirsiniz

Yumurta Hakkında Bilgi

yumurta hakkında bilgi

Bugün tuzludan tatlıya kadar pek çok yemeğimizde kullanılan yumurta, besin değeri pek yüksek olan bir gı­dadır.

Bunun için yumurta hakkında bilgi vermek fay­dalı olacaktır.

Yumurta hakkında bilgilerin en önemlisi tazeliğidir.Yumurta ne kadar taze olursa o kadar yararlıdır. Yu­murtanın taze olup olmadığını anlamak için eskiden sal­lamak veya suya atmak suretiyle muayene edilirdi. Baya­tı sallandığı zaman boşluğu belli olacak şekilde kımıldar, tuzlu suya atıldığında tazesi dipte kalır, bayatı suyun üzerine çıkar. Bugün bu usul bırakılmıştır. Çünkü bazen bu da aldatıcı olabiliyor.

Bugün günlük yumurtaların muayenesi daha ziyade hava boşluğunun genişliğini ve yüksekliğini ölçmekle ya­pılır. Bunun için özel cep lambalarıyla, hava boşluğunu ölçen aletler vardır.

Bizim yapabileceğimiz usul ise şöyledir:

Avucumuzu huni şeklinde kapatıp, elbisemizi siper yaparak, gün ışığında avuç içinde tutulan yumurtadaki hava boşluğunu muayene edebiliriz. Tam taze yumurta­da hava boşluğu beş milimetreyi geçmemelidir. Yumur­tanın akı berrak olduğundan ışığın geçmesine elverişli­dir. Sarısı ortada kımıldamaz, bir gölge halinde görünür. Yumurta sağa sola çevirmekle yer değiştirmez. Kabuğu­nun yüzü de parlak ve cilalı olur.

Taze yumurta bir kaba kırılırsa yumurta akı berrak olur. Sarısı ise yuvarlaktır. Yazın iki haftalık, kışın bir ay­lık yumurtalar ancak bu şekli koruyabilirler. Buzdolapları yumurtaların tazeliğini korumada uzun zaman kazandı­rır. Yalnız dolaba konan yumurtalar hiç yıkanmamalıdır.

En iyisi bilinen bir yerden yumurtaları kullanılacakları zaman taze taze almaktır.

Bayat yumurtalar kırıldıkları zaman, sulu bir görünüm içinde göze çarpar,’ sarısının rengi açılmış beyazımsı ol­muştur. Zarı gevşemiş olduğundan yuvarlaklığı ve kaba­rıklığı belirsiz bir hale gelir ve kapta yayılır.

Bayatlamış ve kokmuş yumurtalar bir gıda niteliği taşımadığı gibi sağlığa zararlıdır. Böylece uzun zaman durmakla yumurtanın içindeki maddeler bozulmuş, ko­kuşmuştur. Bunlar zehirlenmelere yol açarlar bu da bilmemiz gereken yumurta hakkında bilgilerden en önemli konularındandır.

El Melik İsmi

El Melik ismi

El Melik isminin ebced hesabı;

T Rt TV
T A r * rr
rr M n

 

El Melik isminin anlamı;

Sen ol meliksin ki, melekûtuna uzlet yok.

El Melik isminin açıklaması;

Yani, mülk umumen O’nundur. Sen, hem O’nun mülkü­sün, hem memluküsün, hem mülkünde çalışıyorsun. Şu ke­lime, şöyle şifalı bir müjde veriyor ve diyor: “Ey insan! Sen kendini, kendine malik sayma! Çünkü, sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır. Kendi başına muhafaza edemezsin, belalardan sakınıp, levazımatım yerine geti­remezsin. Öyle ise, beyhude ızdıraba düşüp azap çekme, mülk başkasınmdır. O Mâlik, hem kadirdir, hem rahıymdir; kudretine istinad et, rahmetini ittiham etme. Kederi bırak, keyfini çek. Zahmeti at, safayı bul.”

Hem der ki: “Manen sevdiğin ve alakadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadir-i Rahıym’in mülküdür. Mülkü sa­hibine teslim et. O’na bırak. Cefasını değil, safasım çek. O hem Hakîm’dir, hem Rahıym’dir. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder, çevirir. Dehşet aldığın zaman, İbra­him Hakkı gibi; “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.” de, pencerelerden seyret, içlerine girme.”

İbrahim Aleyhisselamın Duaları

ibrahim aleyhisselamın duaları

Azim sahibi peygamberlerden olan hz İbrahim aleyhisselamın dualarıda çok faziletlidir. Hz. ibrahim’in duaları Kuran-ı Kerim’de de geçmektedir. Kuran- ı Kerim’de geçen bazı duaları şu şekildedir;

İbrahim Aleyhisselamın duaları 1

Ben yalnız beni yaratana taparım. Çünkü O, beni doğru yola iletecektir. (Zuhruf/27)

İbrahim Aleyhisselamın duaları 2

Ben Rabbime gidiyorum. O bana doğru yolu gösterecek.(Sâffât/99)

İbrahim Aleyhisselamın duaları 3

Ey Rabbimiz! Burayı emin bir şehir yap, halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle. (Bakara/126)

 

Ahirette Ölüm Var Mı?

Ahirette ölüm var mı

Ahirette ölüm var mı? Hayır ahirette ölüm yoktur.

Ahirette ölüm var mı? sorusuyla ilgili ayet şu şekildedir;

“Orada (âhirette) ilk ölümden başka bir ölüm tatmaz­lar. Allah, onları (mü’minleri) cehennem azabından korumuştur.(Duhan, 56)

Ahirette ölüm var mı?ayetinin açıklaması;

Bu dünyadaki ölümün dışında, ahirette yeni bir ölüm söz ko­nusu olmadığına işaret edilmektedir.

İnsan haşir günü diriltildikten sonra, artık ölüm son bulacak­tır. Ebedi bir yaşam başlıyacaktır.

Kur’an’ın ahirette ölümün olmadığını haber vermesi, mü’min- ler için büyük bir müjdedir.

Çünkü mü’minler, cennette Allah’ın büyük nimetlerine ve lü- tuflarına erdiklerinden elbette bu saadeti bozacak yeni bir ölüm olmaması haberi, onları cennete girme müjdesini aldıkları zaman kadar mutlu edecektir.

Kendilerine verilen nimetlerin kalıcı ve devamlı olduğunu öğ­renmek, ellerinden alınmayacağını bilmek büyük bir sevince se­bep olacaktır.

Ama kâfirler için bu sevinç ve müjde geçerli değildir. Ölümün olmaması, onların cehennemdeki azaplarının hiç bitmemesi an­lamına geldiği için, büyük bir üzüntü kaynağıdır.

Kur’an mü’minlere ahirette ölümün olmadığı müjdesini ver­dikten sonra, onların sonsuza kadar cehennem azabından ko­rundukları haberini de duyurur ki, bu haber, mü’minlerde çifte sevince ve bayrama yol açar.

Allah’tan Korkulur Mu?

Allah'tan Korkulur mu

Bize her fırsatta dost olduğunu açıklayan ve verdi­ği sayısız nimetlerle sevgisini açıkça gösteren böyle bir Yüceler Yücesi’nden, Allah’tan korkulur mu? Belki de en çok kafamızı karıştıran konulardan biridir bu soru; Allah’tan korkulur mu? Bu soruyu biraz açarsak sanırım cevabı da bulmuş olacağız.

Korkunun esası nedir?

Bize, bizden yakın olana, sevgisinden sevgisiyle ya­ratmış olana, affı ve bağışlayıcılığı sınırsız olana, cö­mertliği ve vericiliği sonsuz olana karşı korku beslemek mümkün müdür?

Elbette Allah korkusundan söz edilebilir… Ama bu korku, bildiğimiz sıradan bir korku değildir. Mesela hırsızdan, depremden, iflas et­mekten korkmakla, Allah’tan korkmak aynı şey değildir.

Korkular arasında fark vardır.

Bu iki çeşit korku, aralarında hiç il­gi yok denecek derecede apayrı ve bambaşkadır.

Hırsızdan, depremden, iflas etmekten korkmakla, Allah’tan korkmak aynı şey değildir.

Allah korkusu, özünde sevgi olan bir korkudur. Allah’ın bize olan müthiş ve muazzam ilgisini, sev­gisini kaybetme korkusudur.

Allah sevgisini yüreğinde hisseden insan, bu tadı­na doyulamaz olan sevgiyi kaybetmemek için, sürekli bir dikkat içindedir. Çünkü o sevgi, bütün sevgilerin kaynağı, özü ve anlamıdır. Üstelik bütün sevgiler, o sevgiden kaynaklanır.

Dolayısıyla bu büyük sevgiye layık olmak, insan hayatının gayesi haline gelir. Bu muazzam ilgi ve sevgi­yi kaybetmemek için, insan, bütün dikkatini oraya yo­ğunlaştırır…

Bu dikkat içinde, o sevgiye layık olamamaktan çe­kinir… O sevgiye karşılık verememekten endişe eder. O sevgiyi kaybetmekten müthiş bir şekilde korkar.

Allah’tan korkulur mu? sorusunun cevabı da budur işte Allah korkusu, bu korkudur.

Patates Çorbası

Patates Çorbası

Patates Çorbası İçin Gerekli Malzemeler

  •  3 tane patates
  •  6 bardak et suyu
  •  1 baş soğan
  •  2 kaşık yağ
  •  Yarım kahve fincanı un
  •  2 bardak su
  •  1 çay bardağı süt
  •  2 yumurtanın sarısı
  •  Yeterince tuz, kırmızı biber.

Patates Çorbası Yapılışı

  1.  ince çentilmiş soğan bir kaşık yağda sararıncaya kadar kavrulur. Üzerine yarım fincan un katılır, onunla da beş dakika kadar kavrulur. Bunların üzerine de altı bardak et suyu ilâve edilir, karıştırı­lır. Ocağa alınır, kaynatılır.
  2.  İki bardak su ile, soyulmuş, küçük parçalara bölün­müş patatesler iyice pişirilir.
  3.  Patatesler ocaktan alınır. Üzerlerinden basılarak süzgeçten geçirilir. İçerisine tuzu katılır. 1 numara­daki malzemeler üzerine dökülür, karıştırılır. Oca­ğa konur, bir iki dakika kaynatılır, ocaktan alınır.
  4.  iki yumurtanın sarısı bir çatalla çırpılır, bir bardak sütle iyice karıştırılır. Ocaktan alınan et sulu pata­tes çorbasının içine yavaş yavaş bir taraftan da ka­rıştırılarak dökülür.
  5.  Olduğu gibi tencere ocağa konur. Çorbada kabar­tı belirtileri başlayınca ocaktan alınır.

Patates Çorbası Servisi

Kalan bir kaşık yağla kımızı biber hafifçe kızartılır, çorbanın üzerine dökülür. Bir defa karıştırılır, ser­vis yapılır

Hz. İbrahim’in Duâsı

Hz. İbrahim’in Duâsı makbul olunan dualardan olmaktadır. Hz. İbrahim’in Duâsının anlamı şöyledir;

“Ey Allah’ım, muhakkak sen benim gizli ve açık işlerimi bilirsin, özrümü kabul et. Benim ihtiyacımı bilirsin, arzumu ver. içimde olanı da bilirsin. Günahlarımı affeyle yâ Rabbi! Ben senden kal­bime öyle bir iman ve yakîn vermeni istiyorum ki, senin takdir et­miş olduğundan başka bir şeyin bana isabet etmeyeceğini bileyim ve senin taksimatına razı olayım.

Hz. İbrahim’in Duâsıyla Rabbim dularımıza icabet eder inşaAllah..

Hz. İbrahim'in Duâsı

 

Hayvanlarda İnsanlar İçin İbret Verici Faydalar Vardır

hayvanlarda insanlar için ibret verici faydalar vardır

Allah-u Teala hiç bir şeyi boşu başuna yaratmamıştır, hayvanlarda insanlar için ibret verici faydalar vardır.Bu konuyla ilgili şu ayeti Kerime indirilmiştir;

“Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.”

Hayvanlarda insanlar için ibret verici faydalar vardır ile ilgili yukarıda ki Âyette, koyun, keçi, inek, öküz, deve gibi hayvanlardaki ibret verici özelliklere dikkat çekiliyor. Bu özellikler içinde o hayvanla­rın süt verme yönüne değiniliyor; süt mamüllerindeki insan yara­rına olan nimetlere işaret ediliyor.

Kur’an, çeşitli âyetlerde bu hayvanların verdiği sütün oluşma şekline ve bu işlem esnasında ortaya çıkan kudret mucizesine de fikirleri çevirmektedir. Hayvanın yediği otun mide fabrikasın­da işlenip, kan ve fışkı ortasından süzülüp bembeyaz ve şifalı bir süt haline getirilmesi, gerçekten büyük bir kudret mucizesidir.

Diğer taraftan bu hayvanların etinden yiyerek temel gıda ihti­yacını karşılamak da Allah’ın önemli bir nimetidir.

Âyet hayvanlardan elde edilen diğer faydaları ise akla hava­le etmektedir.

Bu faydalar, hayvanın derisinden ve beden gücünden yarar­lanmak şeklinde gözle görülür menfaatler olabileceği gibi; hay­vanların ilmî araştırmalarda kobay olarak kullanılması, yaratılış özelliklerinin keşfedilerek teknolojiye adaptesi gibi bilimsel fay­dalar da olabilir.

Bunlar bizim şu güne kadar bilebildiğimiz konular belkide daha bir çok konuda hayvanlarda insanlar için ibret verici faydalar vardır.

Yaratıcıyı Merak Etmek

Yaratıcıyı merak etmek

İnsan meraklı bir varlıktır. Kendisi­ne hiç lazım olmayan şeyleri bile merak eder. Mesela bir sanatçının hayatını, maceralarını merak eder. Kimin, kime ne de­diğini, ne yaptığını, hatta evlenmelerini, boşanmalarını bile merak eder, bilmek ister.

Böyle bir merak içindeki insan, kendisini Yaratıcıyı merak etmek, bilmek istemez mi ?

Kendisini, kendi yaratılışını, yapısını  Yaratıcıyı merak etmek bilmek iste­meyene ne denir?

Nereden gelip nereye gittiğimizi, bu dünyadan önceki ve sonraki hayatımızı merak etmek; bilmek istediğimiz diğer şeylerden daha ilginç değil midir?

Biz, kimiz?

İnsan nedir?

Niçin yaratılmıştır?

Nereden gelip nereye gitmektedir?

Bütün bu soruların doğru cevabmı bulmak için, Yüce Yaratıcı’yı bulmak, bilmek ve sevmek zorun­dayız. Peygamberimizin ifadesiyle, “Kendini bilen, Rabbi’ni bilir.”

Çünkü, görünmeyen Yaratıcı’yı bilmek için, gö­rünen eserlerine bakmak lazımdır.

Herşey O’ndandır, O’nun eseridir. Yaratıcıyı merak etmek demek bu eserleri incelemek demektir.